Akciğer Hidatid Kisti ve Tedavisi
Dr. Akif TURNA
AKCİĞER
HİDATİD KİST’İNİN CERRAHİ TEDAVİSİ
Akciğer hidatid kistleri akciğerde 2
ayrı tipte bulunur: İntakt ve komplike. Komplike kistler, perfore olmuş
kistlerdir ve her zaman infekte olmuş olmaları gerekmez. İntakt
kistlerde
tedavi, perikistik membranı açtıktan sonra kisti, germinatif membranı
ile
birlikte tam olarak çıkarmaktır. Bu tedavide 2 yöntem tercih
edilebilir: Bazı
cerrahlar, özellikle büyük intakt kistlerin çıkarılırken patlama
tehlikesine
karşın, önce iğne ile aspire edilerek boşaltılmasını önermektedirler
[1].
Ancak, intakt küçük kistler olduğu gibi, büyük kistler de, güvenle
patlatılmadan dikkatle enükle edilebilir[2, 3]. Bununla birlikte, bir
çalışmada, nüks eden 3 olgudan ikisinde, önceki ameliyatlarında, intakt
kistin
enükle edilirken patladığı gözlemlenmiştir [2].
Kapitonaj, her cerrahın kendi
tercihine kalmış bir işlemdir. Şu ana kadar yapılan tüm çalışmalarda
kapitonajın kesin olarak yapılmasını öneren ya da yapılmamasını öneren
bulgular
bulunmamaktadır. Turna ve ark. retrospektif bir analizde, kapitonaj
yapılan ve
yapılmayan olgularda, komplikasyon görülme sıklığı, hastanede ya da
yoğun
bakımda kalış süreleri açısından bir fark saptamamışlardır[2]. Eğer,
kapitonaj uzun
süren bir işlem olarak algılanırsa, kapitonaj yapılmayabilir. Ancak,
her cerrah
bu konuda alışık olduğu ve iyi yaptığını gördüğü metodu uygulayabilir,
çünkü
iki metoddan birini kuvvetle önermek için yeterli kanıt bulunmamaktadır.
Perikistektomi, ilk kez Perez-Fontana
tarafından önerilen bir metod olmakla birlikte[4], yapılan cerrahide
bir
avantaj getirmemektedir. Boşaltılan kistin ardında kalan boşluğun
tamamen
oblitere olacak şekilde kapatılması, herhangi bir hava kaçağı ve/veya
infeksiyon olasılığını ortadan kaldırır. Ayrıca, bu metod, hemorajiye
neden
olabilmekte, bugün çok az cerrah tarafından uygulanmakta ve genel
olarak
önerilmemektedir[5].
Aynı anda akciğerde ve karaciğerde
hidatid kisti olan hastalarda eğer, karaciğer kisti, transdiafragmatik
yol ile
çıkarılabilirse, önce torakotomi yapılarak akciğerdeki kistin
çıkarılmasını
takiben frenotomi ile karaciğer kisti tedavi edilir[5,6]. Karaciğerdeki
kiste
kistotomi yapıldıktan sonra, hidrojen peroksit ve/veya betadin ile
yıkanarak
buraya ayrı bir dren konulmalıdır[6].
Akciğer
hidatid kistinin standart tedavisi cerrahi olmakla birlikte bazı başka
girişimsel tedaviler bildirilmiştir [5]. Bu tedavilerden biri, kistin,
transtorasik bir kateter yardımı ile boşaltılması, içerisine skolosidal
bir
madde injeksiyonudur (%14.7 NaCl ya da etanol ya da %10 formalin ile).
Ancak,
bu tedavi modalitesi yalnızca, genel durumu ameliyatı tolere edemeyen
ve
verilen medikal tedaviye karşın infektif bir kliniğin(obstrüktif
pnömoni,
ampiyem vb) eşlik ettiği hastalarda yapılabilir[7]. Ancak transtorasik
işlemden
önce, önce kistin içine ‘metilen mavisi’ verilmesi ve ardından metilen
mavisi
ekspektore edilmiyorsa, skolosidal madde instillasyonunun yapılması
önerilmektedir [7]. Bunun nedeni, eğer, kist kavitesinin bir bronşla
ilgisi
bulunuyorsa, verilecek olan ve insan için de oldukça toksik olan alkol
ya da
formalin gibi maddelerin yapacağı komplikasyonları önlemektir.
Bilateral
akciğer hidatid kistleri hem iki tarafa ardışık olarak yapılan
torakotomiler
ile hem de aynı anestezide median sternotomi ile tedavi edilebilir [5,
8]. Sternotomi ile alt lob posterior
segmentte
bulunan kistlere ulaşarak uygun cerrahi işlemi yapmak oldukça zordur.
Bu
nedenle daha çok, bilateral kistlerde ardışık torakotomi ile tedavi
daha çok
önerilen bir yöntemdir[5]. Bilateral kistlerden, bir tarafta intakt
olan kist
bulunuyor ise, ya da her iki taraftada intakt kistin bulunduğu
hastalarda daha
büyük kistin bulunduğu taraf daha önce opere edilmelidir[5].
Kist
opererasyonlarında pulmoner rezeksiyondan mümkün olduğunca
kaçınılmalıdır.
Yayınlanan araştırmalarda, erişkin hastalarda olduğu gibi çocuklarda ve
hatta
dev kistlerin tedavisinin bildirildiği serilerde dahi
%90 civarında hastada herhangi bir
rezeksiyon gerekmemektedir[1, 2, 9]. Ancak buna rağmen, bir kist bir
segmentin
tamamını tutmuş ise segmentektomi yapılabilir. Eğer, çıkarılacak
kistlerin
sayısı ve boyutları daha küçük bir rezeksiyona olanak vermiyorsa bu
hastalarda
lobektomi de düşünülebilir. Medikal tedaviye yanıt vermeyen komplike
olmuş ya
da multipl kistlerin tedavisinde veya kist hastalığı akciğerde
bronşiektazi,
pulmoner fibrozis ya da hemoraji gibi komplikasyonlara yol açtı ise
lobektomi
yapılabilir[5]. Pnömonektomi ise çok daha nadir olarak yapılabilir.
Burada
indikasyon, kist(ler)in tüm akciğeri haraplamış olmasıdır. Ancak bu
durum çok
nadirdir ve mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
Akciğer
hidatid kistinin medikal tedavisi, ameliyat ile total çıkarılması
teknik
ya da hastanın solunum fonksiyonları
nedeni ile mümkün olmayan hastalarda, genel durumu infeksiyon nedeni
ile
ameliyatın yapılamayacağı durumlarda ameliyata kadar, ya da ameliyat
sonrası
teknik nedenlerle komplet olarak çıkarılamayan kisti olan hastalarda
medikal
tedavi önerilir. Medikal tedavi genel olarak 10 mg/kg dozunda ya da
günde 2 kez
200 mg olmak üzere (2 x 200 mg) mebendazole 8
haftalık peryotlar halinde uygulanır. Bazı
merkezler 6 aylık tedavi sonrası radyolojik takibi önermektedirler.
1986
yılında Dünya Sağlık Örgütü, kısaca PAIR (Puncture Aspiration Injection
and
Re-aspiration) adı verilen invazif medikal tedaviyi, cerrahisi mümkün
olmayan
hastalarda ve karaciğer hidatid kistleri için onayladı. Bu modalitede,
kist
kavitesine uygun bir injektör ile ulaşılmakta, sıvı aspire edilmekte,
ardından,
-metanol, %14.7 NaCl- gibi skolosidal sıvı injekte edilmekte ardından
bu sıvı
tekrar aspire edilmektedir. Daha sonra bu yöntemin bazı akciğer hidatid
kistleri için de kullanılabileceği bildirildi[10].
Kaynaklar
1.
Halezeroglu
S, Celik M, Uysal A, S¸ enol C, Keles¸ M, Arman B. Giant hydatid cysts
of the
lung. J Thorac Cardiovasc Surg 1997;113:712–7.
2.
Turna
A, Yılmaz MA, Haciibrahimoglu G, Kutlu CA,
Bedirhan MA. Surgical Treatment of
Pulmonary Hydatid Cysts: Is Capitonnage Necessary? Ann Thorac Surg
2002;74: 191
– 195.
3.
Nin Vivo
J, Brandolino MV, Pomi JA, et al. Hydatid pleural disease. İn
Deslauiers J
Lacquet LK(eds): Thoracic Surgery: Surgical Management of Pleural
Diseases.
International Trends in General Thoracic Surgery, Vol 6. St Louis, MO,
CV Mosby
1990, pp. 420 – 438.
4.
Perez-Fontana
V. Traitement chirurgical du kyste hydatique dus poumon. La methode
uruguayenne
ou extirpation du perikyste. Arch Int Hydatid 1951;12:469.
5.
Symbas PN,
Aletras H. Hydatid disease of the lung. In: Shields WT, ed. General
thoracic
surgery. 5th ed. Philadelphia: Williams & Wilkins, 2000:1113–22.
6.
Freixinet
JL, Mestres CA, Cugat E, Mateu M, Gimferrer JM, Catalan M, Callejas MA,
Letang
E, Sanchez-Lioret J. Hepaticothoracic transdiaphragmatic
echinococcosis. Ann
Thorac Surg 1988;45: 426 – 429.
7.
Mawhorter
S, Temeck B, Cheng R, Pass H, Nash T. Nonsurgical therapy for pulmary
hydatid
cyst disease. Chest 1997;112: 1432 – 1436.
8.
Çetin G,
Dogan R, Yüksel M, et al. Surgical treatment of bilateral hydatid
disease of
the lung via median sternotomy. Experience in 60 consecutive patients.
Thorac
Cardiovasc Surg 1988;36:114 – 117.
9.
Çelik M,
Senol C, Keles M, Halezeroglu S, Urek S, Haciibrahimoglu G, Ersev MM,
Arman B.
Surgical treatment of pulmonary hydatid disease in children: report of
122
cases. J Pediatr Surg 35: 1710 – 1713.
|